Logo

10. Yıl Bildirgesi

Türkiye’nin gelmesi kaçınılmaz yeni devrimci yükselişine işçi sınıfı damgasını vuracaktır. Komünistlerin 20 yıl önce yükselttiği ve TKİP ile taçlandırdığı proletarya sosyalizmi bayrağı, bu yeni döneme ideolojik ve örgütsel bir hazırlıktır. Türkiye’nin devrimci geleceği, bu hazırlığın her alanda ve her açıdan güçlendirilmesine, işçi sınıfı içinde ete-kemiğe büründürülmesine sıkı sıkıya bağlıdır. Bu başarıldığı ölçüde, geleceğin devrimci yükselişine proletarya eksenli devrimci sosyalizm damgasını vuracaktır...

Devrimci harekette ideolojik ve moral kırılma

Bugün çok belirgin bir biçimde çözülmekte olan bir devrimci-demokratik hareket gerçeği ile yüzyüzeyiz. Sözkonusu olan basitçe bir örgütsel çözülme değil, daha da kötüsü ideolojik ve moral bir çözülmedir. Halkçı gelenekten gelen küçük-burjuva devrimci-demokrat gruplarda rahatsız edici bir kırılma var. Öylesine ki, artık ‘90’lı yılların genel devrimci hareket tanımı bile giderek bir anlam taşımaz hale geliyor. Eskiden, devrimci hareket demenin, devrimci-reformist ayrımının altını çizmenin büyük bir önemi ve siyasal yaşam içinde anlamlı bir karşılığı vardı. Bugün bunu söylemek artık kolay değil.

Geçtiğimiz dönem aldığımız belli bir mesafeye rağmen, emekçi kadın çalışması hala da parti çalışmamızın zayıf ve yetersiz kaldığı alanlardan biri olmayı sürdürüyor. Bu zayıflığın nedenlerini tartışarak bir an önce geride bırakma sorumluluğu önümüzde duruyor. Komünistler başından itibaren kadın sorununun genel esasları ve teorik çerçevesine ilişkin belli bir açıklık içinde olmuşlar, Parti Kuruluş Kongresi sonrası süreçte de sorunu güncel siyasal yönleriyle ele alarak işlemişlerdir.

Devrimci ideoloji, devrimci örgüt, devrimci sınıf!..

İllegal temellere dayalı örgütsel yapımızı güçlendirmek, pekiştirmek, toplam politik çalışmamızın birleştirici ve sürükleyici ekseni haline getirmek, bugün bizim için en öncelikli sorun. Dikkatimizi ve enerjimizi buna teksif etmiş bulunuyoruz. Bunu bir öncelik, öncelikli bir yoğunlaşma alanı olarak kavramak gerekir yalnızca. Bu bizim genel politik çalışmamızı herhangi bir biçimde zayıflatan bir yoğunlaşma değil. Tam tersine, bu alandaki başarı daha başarılı bir politik çalışmanın da güvencesidir.