Logo

"...Biz yanlızca kendi saflarımızda yitirdiğimiz sınırlı sayıda devrimcinin değil, ama bu topraklarda devrim uğruna mücadele etmiş, acı çekmiş ve yeri geldiğinde de yaşamını feda etmiş tüm devrimci kuşakların mirasçısıyız. Ve daha da ileriye giderek ekliyorum, bu miras herkesten çok bize aittir, onu herkesten çok biz temsil ediyoruz. Çünkü onların uğruna öldüğü davayı ve değerleri herkesten çok biz temsil ediyoruz, bunu yaşatma ve ileriye taşıma azmine ve yeteneğine herkesten çok biz sahibiz..."

Bu yıl bahar süreci, TEKEL Direnişi’nin damgasını vurduğu bir dönemin devamı olarak yaşandı. Direnişin yarattığı atmosfer işçi sınıfı cephesinde olumlu etkilerde bulunmaya devam etti. Bu etkinin 1 Mayıs’ta Taksim’in kazanılmasıyla birleşmesi bu sürece tartışmasız bir anlam katmış oldu.

Partimizin III. Kongresi sınıf çalışmamızı enine boyuna irdeleyip değerlendirme olanağı buldu. Bu çerçevede ele alınan konulardan biri de sınıf çalışmasının araç ve yöntemleri oldu. Bu değerlendirme çabası içinde bir kez daha görüldü ki, belli bir süreçten bu yana sınıf çalışmamız oldukça değişik araç ve yöntemleri içiçe kullanmaktadır

Parti’yi, devrimci örgüt ve savaşçı militan kadrolarla devrimci sınıf temelinde inşa etmeye ve güçlendirmeye çalışmanın hayati önemi tartışılamaz. Bunu bir de bugünün Türkiye’sinde, kadroları zorlu ve karmaşık bir siyasal mücadele pratiği içinde eğitecek ve güçlendirecek siyasal ve toplumsal koşulların olmadığı bir atmosferde gerçekleştirmeye çalışmanın bir dizi zorlu yanı bulunmaktadır.