Logo

Zor dönemde devrimin partisini inşa ettik!

Yirmibeş yıl önce yola, bir avuç insanla ama tümüyle yeni bir çizgi ile çıkmıştık. Bu çizginin gerçek yaşamda bir karşılığı olmasaydı eğer, biz şimdi çoktan yokolup gitmiş, yıllar öncesinden unutulmuş olurduk. Ama bu çizgi, ağır bir yenilgiyi izleyen bir muhasebe ve yeniden toparlanma döneminde, sol hareket bünyesindeki gerçek bir iç mücadelenin ürünü olarak ortaya çıkmıştı.

Son birkaç yıl içerisinde sendikal cephede önemli gelişmeler yaşandı. Öncelikle şunu belirtelim: Düzenin yıllardır özelleştirme ve taşeronlaştırma politikalarıyla hayata geçirdiği sendikasızlaştırma saldırısı ileri boyutlar kazandı. Bu özellikle Türk-İş’te temsil edilen korporatist sendikacılığın tabanını eritti. Sermaye iktidarı biraz da bunu kullanarak sendikal bürokrasiyi uysal bir uşağı haline getirdi...

Sınıf çalışması alanı bizim için herhangi bir alan değildir. Bütün ideolojik-politik-örgütsel iddiamızın maddi-toplumsal zeminidir. Bu zemine oturmada yaşadığımız zorlanmaların diğer bütün alanları kesen, hatta son tahlilde belirleyen yönleri vardır. Bu, mevcut çalışmamızın, yönelim ve pratiğimizin aynı zamanda bu hayati kapsam ve önem içerisinde de ele alınması gerekliliği demektir. Sorunun bu yanı partimizin, ama onun da ötesinde devrimimizin geleceğini ilgilendirmektedir

Bir dönemin sonuna doğru

IV. Parti Kongresi çalışmasının sonuna gelmiş bulunuyoruz. Üç haftalık yoğun, tempolu ve verimli bir çalışma yapmış olduk. Gündem olarak saptadığımız hemen herşeyi ele aldık, ayrıntılı tartışmalara konu ettik, önemli sonuçlara ve kararlara vardık.