Logo

Devletin Kürt açılımı

Bir süredir Türkiye’nin gündeminde Kürt sorununa ilişkin demokratik açılım tartışmaları var. Yürütülen mücadelenin dolaysız bir sonucu olarak son 20-25 yılda rejimin inkarcı çizgisi epeyce güç kaybetmekle birlikte bugüne kadar inatla sürdürülmüştü. Ama şimdi bu sorunu artık nihayet çözmek gibi büyük bir iddia ile ortaya çıkılabiliyor.

» Kürt Sorunu Üzerine Konferanslar / 2 - Kürt açılımının sınırları
» Kürt Sorunu Üzerine Konferanslar / 3 - Ulusal sorunda reform ya da devrim
» Kürt Sorunu Üzerine Konferanslar / 4 - Ulusal sorun ve kuyrukçu sol
» Kürt Sorunu Üzerine Konferanslar / 5 - Kürt açılımı ve burjuva gericiliği
» Kürt Sorunu Üzerine Konferanslar / 6 - Stratejik zaaf içinde kısır döngü
» Kürt Sorunu Üzerine Konferanslar / 7 - Ulusal sorun ve toplumsal devrim


Bugün İmralı’da kurulan masada, yıllardır ulusal özgürlük mücadelesinin tüm yükünü omuzlayan ve bunun için ağır bedeller ödeyen Kürt alt sınıflarının gerçek çıkar ve özlemlerine tümüyle aykırı olarak, kurulu düzenle barışıp bütünleşmenin önü açılmaya çalışılmaktadır. Mesajın asıl muhatabı da Türkiye’nin emekçileri ve ezilenleri değil, fakat kurulu düzenin efendileridir.

Ekonomik krizin de etkisiyle sınıf eksenli kitle hareketinde son iki yıldır kendini gösteren yeni canlanma, bu yılın başında toplum ölçüsünde büyük etki ve yankılar yaratan TEKEL Direnişi’yle birlikte yeni bir safhaya ulaştı. İstanbul Taksim’deki görkemli 1 Mayıs ise bu yeni canlanmanın doruğu oldu.

5 Kasım’da Washington’da gerçekleşen görüşmenin simgelediği ve içeriği doğal olarak henüz bilinmeyen bir yeni ve elbette kirli anlaşmaya dayalı gelişmeler, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir dönemi başlatmış bulunmaktadır. Halihazırda bunun ilk kurbanı Güney’i ve Kuzey’i ile Kürtler olmuştur. Fakat bu, daha genel planda Kürt sorunu...

İsimlendirilmesi artık resmen böyle yapılmasa da gündemde yeniden bir “Kürt açılımı” var, tartışma ve girişim olarak. Tartışma tüm kesimlerde yapılıyor ve girişim, bu kez bir devlet politikası olarak, hükümet üzerinden gündeme geliyor. Aylardır tartışılmasına rağmen açılımın içeriği üzerine herhangi bir açıklık yok halen...

Her siyasal konuya olduğu gibi temel önemde bir siyasal konu olarak ulusal soruna bakarken de partimizin programına sıkı sıkıya sarılmak durumundayız. Bizim programımız biçimsel bir gereklilik, parti olarak kabul edilebilmenin biçimsel bir aksesuarı değil, fakat siyasal mücadelenin akışı içinde partimizin her zaman ve durumda sıkı sıkıya sarılması gereken şaşmaz bir kılavuz ipidir.

» Parti programımızda ulusal sorun II