Logo

Gündemde Afrin saldırısı üzerinden bir kez daha Kürtler var. Ama yazık ki Ortadoğu’da acı çeken tek halk Kürtler ya da Filistinliler değil. Ortadoğu toplamında acılar içinde bir bölge ve bu uzun yıllardır da böyle. 11 Eylül sonrasında, daha somut olarak da 2003’ten itibaren, önce Irak’ın yıkımı yaşandı. Emperyalist müdahale yüzbinlerce insanın yaşamına, milyonlarca insanın her biçimiyle mağduriyetine yolaçtı. Ülke baştan başa yakılıp yıkıldı. Aradan geçen onbeş yıla rağmen...

Bugün Ortadoğu’da yaşananlar 1991’de Sovyetler Birliği’nin yıkılışıyla başladı. Sovyetler Birliği sahneden çekilince, tek süper devlet olarak kalan ABD, dünyaya istediği biçimde çeki düzen vererek yeni konumunu kalıcılaştırmak için özel stratejiler geliştirdi ve planlamalar yaptı. Bunlar içinde Ortadoğu doğal olarak özel...

Afrin’e yönelik savaşta AKP-MHP iktidarı ile genel olarak burjuva gericiliğinin tutumu arasındaki bütünlüğü ve farklılığı bir arada görmek gerekir. Saldırı elbette dinci-faşist iktidar yönünden öncelikle kurmaya çalıştığı yeni rejimi süreklileştirme ihtiyacına dayalıdır. Yakın gelecekte birden fazla seçim var. Bu seçimlerde, özellikle...

Haklı ulusal davaların ezilen ulusun burjuva partileri ya da mülk sahibi sınıfları tarafından lekelendiği durumlara sıkça rastlanmıştır. Lenin, haklı bir ulusal davanın ezilen ulusun burjuvazisi tarafından lekelenmesi, bir başka devletin çıkarları için kullanılması ya da gericiliğe alet edilmesi, hiçbir biçimde ezilen ulusun meşru haklarını...

Ekim Devrimi’nin açtığı büyük devrimci çığırın 20. yüzyılın sonuna doğru geçici olmaya mahkum bir büyük kırılmaya uğraması, ulusal sorunların ve hareketlerin çehresini de baştan aşağı değiştirdi. Devrimci ulusal kurtuluşçuluk yerini gerici ya da en iyi durumda reformist burjuva milliyetçiliğine bıraktı. Ulusal sorunlar birçok durumda emperyalizme karşı mücadelenin dayanakları olmaktan çıktılar, tersine bizzat onun elinde halkları bölüp parçalamanın, şu veya bu ülke ya da...

2017 grup toplu sözleşme süreci fiilen başlarken, mücadelenin ilk konusu hangi sendikanın yetki alacağıyla ilgiliydi. Hemen tüm farikalarda işçiler Türk Metal’e geri çevrilmişken, Renault ve Tofaş başta olmak üzere kritik fabrikalarda ortaya çıkacak durum, toplam tabloyu ve sürecin sonraki seyrini etkileyecekti. Fakat kritik...

Geride bıraktığımız metaldeki TİS süreci, bilinç ve örgütlülük planında yaşadığı zayıflık ve engellere rağmen metal işçilerinin biriken enerjisini gösteren bir süreç olmuştur. Metal işçileri, işçi sınıfının lokomotifi olarak değerlendirilir. Bu, metal işkolunun Türkiye kapitalizminde tuttuğu yer, metal patronlarının konumu...