Logo

Partimizin 20. Yılındayız; yirmi yıllık bir parti, otuz yıllık bir hareketiz. Bunun ciddi birikimlerine sahibiz. Nitekim çalışmamız boyunca da bunu somut olarak gördük. Ele aldığımız hemen her konuda eski bazı kaynaklardan verimlice yararlanabildik. Partimizin ciddi bir birikimi ve bunun bir sürekliliği var. Süreklilik burada çizgide tutarlılık anlamına geliyor. Kuşkusuz aynı yerde durmuyoruz. Zaman içerisinde...

Sınıf çalışmamız özellikle son yıllarda önemli bir gelişim ve değişim süreci içindedir. 2007’de toplanan II. Parti Kongresi’nden bu yana süregiden müdahalelerin ürünü olarak parti çalışması artık sınıf zeminine oturmuş durumdadır. Henüz sınıf içinden gereğince kadrolaşma yaşanamasa da partinin ilişki ağının neredeyse tamamını...

Bir sürecin sınıflar mücadelesi açısından yerli yerine oturtulması, açık bir bilinç ve çaba ile bütünlenmesi, somutluğu içinde pratik mücadelenin örgütlenmesi önemlidir. Sınıf savaşımı istisnasız her alanı kesmektedir. Bu alanları sağlam bir bakış açısıyla yerli yerine oturtmak, farklı alanları yaşamın içinde organik bir bütünlük...

2000’li yıllarla birlikte daha da belirginleşen uzlaşmacı-diyalogcu anlayışlar, sendikal harekette kırılmayı hızlandırmıştır. Tekel Direnişi bu kırılmanın aşılması için kısmi olanaklar sunsa da, bu gereğince değerlendirilememiştir. Tekel Direnişinin ardından sendikal harekette yaşanan tıkanıklığın ve hakim anlayışların...

Devrimcilik bilinç işidir, inanç işidir ama devrimcilik bunlarla birlikte bir emek işidir. O kelimenin gerçek anlamında devrim mücadelesinin bir emekçisiydi. Her zaman proletaryayı temsil eden bir devrimci olarak emeğini en ileri düzeyde ortaya koydu. 12 Eylül yenilgisinin ardından proletarya sosyalizmini temsil eden bir hareketi...

8 Mart dünya komünist ve işçi hareketinin yüz yıllık tarihiyle sıkı sıkıya bağlantılı bir özel gündür. Devrimci içeriği, sınıfsal niteliği, enternasyonalist karakteri belirgindir. ‘90’lı yıllardaki 8 Mart tartışması ve ayrışması, 8 Mart’ın bu devrimci, emekçi ve enternasyonalist karakterini korumak amacına dayalıydı. Bu öneminden bugün de hiçbir şey yitirmiş değil. Dolayısıyla Parti’nin 8 Mart’a ilişkin politikasının değişmiş...

Ekim Devrimi bir kilometre taşı oldu. Arada durmak ya da tereddüt etmek artık olanaksızdı. Saflar son derece net oluşmuştu. Bir yanda, genel planda kapitalist düzenle ve tek tek ülkelerde kendi burjuvazisiyle bütünleşen çürümüş, tarihsel olarak ölmüş İkinci Enternasyonal; öte yanda, uluslararası proletaryanın devrimci eylemini iktidar mücadelesi ve proletarya diktatörlüğü doğrultusunda yönlendirecek ve yönetecek...