Logo

Özellikle son yıllarda partinin uğraştığı tüm sorunlar, sınıf hareketini devrimcileştirme çabasını her bakımdan geliştirip güçlendirmek içindir. Kadro sorunu, bunun bir boyutu olarak ideolojik-teorik eğitim ve donanım; devrimci örgütün inşası ve sağlamlaştırılması, bununla bağlantılı olarak güvenlik sorunları; politik önderliğe dayalı çalışma tarzının hayata geçirilmesi, bu çerçevede yayın cephesine müdahale vb., tümü de bu aynı hedefe dönüktür.

25 yılda ne yaptınız diye soranlara, 25 yılda bir kimlik yarattık diyoruz. Bugün için en anlamlı yanıt da budur. Biz 25 yılda yıkılmaz bir kimlik yarattık. Geleneksel halkçı devrimci örgütlerin dağıldığı, düzene kapaklandığı, davayı terkettiği bir dönemde, biz davayı en ileri düzeyde sahiplenen, bu konuda bilinci açık, yüreği sağlam, pratiği tutarlılık anlamında tartışmasız olan bir hareket yarattık.

Düzen karşısında illegal konumlanma, ondan ibaret olmamakla beraber gizlilik kurallarını da şart koşar. İlkin, kapitalist devletlerin, düzeni yıkmayı stratejik temel hedef kabul eden parti ya da örgütlere yaşam hakkı tanımamak için en aşağılık olanları dahil olmak üzere her yola başvurdukları gerçeği var. Öte yandan ücretli kölelik zincirlerini parçalayıp proletaryanın devrimci iktidarını kurmak için mücadele eden komünistlerin önünde de, devrimci bir işçi ve emekçi hareketi...

Güne yüklenmek ve geleceğe hazırlanmak!

Partimizin kuruluşunu hazırlayan ve yaklaşık 10 yılı bulan süreci onun kuruluş sonrasından ayrı düşünmek olanaklı değildir. Bu açıdan bakıldığında 7. mücadele yılına girmiş bulunan partimiz gerçekte 17 yıllık bir siyasal ve örgütsel birikim ve deneyim üzerinde yükseliyor.

Kongrenin örgüt gündemi tartışmalarında kadrolaşma sorunlarının önemli bir yer tutmasından anlaşılabileceği gibi, Partili dönemin örgütsel görevlerinde öncelikli yüklenme halkalarından ilki kadrolaşmaktı. Elbette ki kadrolaşmak, partimiz tarafından hiçbir zaman kendi içinde bir sorun olarak ele alınmadı. Kadrolaşma alanındaki başarıyı partinin genel ideolojik, politik ve örgütsel yaşamından ve mücadelesinden ayrı ele almak olanaksızdır.

Komünistler örgütsel gelişmeyi hiçbir zaman politik faaliyetten ayrı ele almadılar. Kendi içinde bir örgütsel gelişme çabası, kalıcı bir sonuç vermeyeceği gibi, giderek örgütsel tükenmeye de yol açar. İdeolojik-politik çizgimizin özüne uygun bir örgütsel gelişme, kuşkusuz ki sınıf ve emekçi kitlelere yönelik pratik-politik faaliyet içinde yaşanabilir. Diğer yandan marksist-leninistler açısından güçlü ve etkili bir siyasal faaliyet de ancak sağlam, güçlü bir illegal ihtilalci örgüte dayanılarak yürütülebilir.