Logo
< IV. Kongre sunumları: Liseli gençlik hareketi ve çalışması üzerine

Gençlik hareketi ve gençlik çalışmamızın gündemleri


Gençlik hareketi ve
gençlik çalışmamızın gündemleri

 “Gençlik sahip olduğu kararlılık, fedakarlık ve atılganlıkla, özellikle de devrimci atılım dönemlerinde, cephenin ön saflarında yürüyerek devrim mücadelesinde önemli bir rol oynar. Lenin’in partisi gençlerin partisiydi ve Lenin partinin ‘gençliğe ve özellikle de işçi sınıfının genç unsurlarına’ dayanması gerektiğini ısrarla vurguluyordu. Adeta bir ‘yaşlılar partisi’ olan Menşevikler karşında Bolşeviklerin devrimci atılım dönemlerindeki cesaret ve üstünlüğü (elbetteki temel ve belirleyici unsurların yanında), partinin genç olmasıyla da doğrudan ilgiliydi.” (Ekim, Gençlik Özel Sayısı, Başyazı, 15 Aralık 1991)

Dünya ölçeğinde yaşanan son gelişmeler, gençliğin sosyal mücadelelerde ve toplumsal kaynaşmalarda tuttuğu yerin önemini bir kez daha ortaya koydu. Türkiye'de ise Haziran Direnişi bu gerçeği tüm yalınlığıyla gözler önüne serdi. Toplumun genç unsurları, özellikle de emekçi kesimlere mensup olanlar, Haziran barikatlarında en önde dövüştüler. Enerjik, kararlı ve militan duruşlarıyla direnişin adeta sürükleyici dinamikleri bu genç güçler oldular.

Genç komünistler yeni mücadele dönemine işte bu büyük direnişin muazzam deneyimleri ile girdiler. Barikat başlarında sınanan, güçlü ve zayıf yanlarını bu önemli direniş üzerinden bir kez daha gören genç komünistler, yeni dönem görevlerini de bu deneyimin aynasında ele aldılar. Direnişi mayalayan süreçler, gençlik hareketinin direnişi hangi dinamikler üzerinden karşıladığı, direnişin yeni döneme bıraktıkları vb. başlıklar, genç komünistlerin dönem başında önünde duran tartışma başlıkları idi.

Tüm bu tartışma ve değerlendirmelerin ortaya koyduğu en temel olgu ise, gençlik içerisinde her geçen gün olgunlaşan mücadele dinamikleri ve bu dinamiklerin bugün için örgütsüz ve dağınık oluşu idi. Zira Haziran Direnişi, sınıflar mücadelesi bakımından bu önemli toplumsal dinamiğin, yani toplumun genç unsurlarının örgütsüzlüğüne, olduğu kadarıyla ise reformizmin denetiminde olduğuna bir kez daha ayna tuttu. Tam da bu nedenle, içerisinden geçmekte olduğumuz mücadele döneminin görev ve sorumluluklarının başında gençliğin örgütlenme ihtiyacına yanıt vermek yer almaktadır. Dönem başından beri genç komünistlerin gerçekleştirdiği tartışmalara bu sorun yön vermekte, gençlik hareketi içerisinde şekillenen mücadele dinamiklerini kucaklayacak bir devrimci gençlik örgütlenmesi ihtiyacı, tartışmanın ana eksenini oluşturmaktadır.

 

Gençlik hareketi ve mücadele dinamikleri

Gençlik hareketi, somutta ise öğrenci gençlik hareketi, son yıllar içerisinde önemli mücadele dinamikleri biriktirdi. Özellikle son iki yıldır, yer yer toplumun gündemine girecek düzeyde kitlesel çıkışlar ve militan eylemlerle kendisini ortaya koyan bu dinamikler, gençlik mücadelesini ileriye taşıyacak yeni olanakları da bağrında şekillendirdi.

Özellikle geçtiğimiz yıl gerçekleşen ve hızla toplumun gündemine oturan ODTÜ eylemleri, yine faşist saldırılar karşısında bir dizi üniversitede yapılan kitlesel gösteriler, gençlik hareketi içerisinde biriken olanakları ve mücadele eğilimini gözler önüne serdi. Hatırlanacağı üzere 18 Aralık 2012'de, dinci partinin şefini protesto etmek için ODTÜ'de başlayan militan ve kitlesel direniş hızla bütün bir ülkeye yayılmış, gençlik hareketinin sınırlarının ötesinde, toplum ölçüsünde bir etki alanı yaratmıştı.

ODTÜ'de başlayan ve dalga dalga diğer üniversitelere yayılan bu eylemlerin ayırdedici bir başka yönü, militanlığı ve kitleselliğinin yanı sıra dayandığı gündemler idi. ODTÜ eylemleri, ufku her ne kadar AKP karşıtlığına daralmış olsa da, siyasal iktidarı hedef alan ve buradan kendisini ifade eden eylemlerdi. Harekete geçen gençlik kitleleri, AKP iktidarı şahsında cisimleşen gerici-baskıcı uygulamalara, emperyalist savaş taşeronluğuna karşı militanca direndiler. Bu eylemler, gençlik içerisinde şekillenen mücadele dinamiklerinin bizzat politik gündemlere dayalı bir duyarlılık alanı olduğunun en belirgin kanıtı oldu.

Geçtiğimiz yılın ikinci yarısında yaşanan faşist saldırılara ve polis-ÖGB baskısına karşı gerçekleşen militan ve kitlesel eylemler de, gençlik içerisinde baskı ve gericiliğe karşı mayalanan öfkeyi bir kez daha gözler önüne serdi. Ankara'da, Eskişehir'de, İstanbul'da ve daha birçok kentte bu gündemli kitlesel gençlik eylemleri yapıldı. Gençliğin faşist baskı ve gericiliğe karşı büyüyen öfkesini yansıtan bu sürecin tamamlayıcı halkası, Haziran Direnişi olmuştur. Polis-ÖGB terörüne, faşist baskılara ve gerici ablukaya karşı yıl boyunca eylemli çıkışlar gerçekleştiren gençlik hareketi, Haziran Direnişi'ni tam da direnişin mayalandığı bu aynı dinamikler üzerinden karşıladı. Baskı ve gericiliğe karşı isyana dönüşen bu görkemli direniş, gençlik hareketinin de kendisini ifade edebileceği geniş bir zemin oluşturdu.

Haziran günleri, sermaye devletini sarsmış, yeni direnişlerin patlak verme ihtimali ise rüyalarını kaçırmıştı. Sermaye devleti daha yaz günlerinde okulların açılmasıyla birlikte gençlik içerisinde gelişecek bir direniş beklentisini açıktan dillendirmeye başlamıştı. Bu yaklaşım temelsiz de değildi. Zira yeni dönem gençliği hedef alan gerici-baskıcı politikalarla açılacaktı. Üniversitelere polisin sokulması, karma yurtların ayrıştırılması, turnike uygulamaları vb. gündemler gençliğin birikmiş öfkesinin patlamasına yol açabilirdi. En nihayetinde ODTÜ'deki rant yolu inşaatı bu beklentiyi doğrulayan bir ilk kıvılcım oldu. Gençlik güçleri bir kez daha ODTÜ direnişi üzerinden militan eylemlerle alanlara indi. Fakat hareket kendisini yeni bir düzeyden ilerletemedi, adım adım geri çekildi. 6 Kasım eylemleri her ne kadar bu sene birleşik bir şekilde örgütlense de, hareketin yaşadığı gerilemenin aynası oldu.

 

Reformizm: Gençlik hareketi önünde önemli bir engel!

Yukarıda da altı çizildiği gibi, gençlik hareketi, özellikle son iki yıldır faşist baskı ve gericiliğe karşı eylemli çıkışlarla kendisini ortaya koyuyor. Yıllardır baskı ve gericiliğin cenderesine alınan gençlik kitlelerinin, öncelikle bu sorunlara karşı harekete geçmesi ise son derece anlaşılır bir durumdur. Zira bugün başını kaldırdığı anda karşısına çıkan ilk olgu tam da bu gerici ablukadır. Gençlik kitlelerinin akademik ya da ekonomik sorunlardan çok, bu sorunların kaynağına yönelen politik refleksler göstermesinin gerisinde bu aynı gerçeklik yer almaktadır. Günümüz gençlik hareketi açısından bunun ayrı bir yeri ve önemi bulunmaktadır.

Gençlik hareketi açısından politik reflekslere dayalı bir dinamizmin olması önemli bir avantaj olmakla birlikte, bu dinamiklerin büyük oranda reformizmin denetiminde olması ise  ciddi bir sorun alanıdır. Zira reformizm, henüz düzenden bir kopuş yaşamasa da tepkisini düzen kurumları üzerinden ortaya koyan ve sermaye devletinin politik temsilcilerine saldıran gençlik kitlelerinin gözüne perde çekmekte, onları gerisin geri düzene yedeklemektedir. Bu açıdan reformizm, gençlik hareketinin gelişmesinin ve devrimcileşmesinin önündeki en önemli engellerden birisi olarak durmakta, hareketin içerisindeki devrimci dinamikleri törpülemektedir. Bu gerçeklik bütün bir eylemli süreçler üzerinden, en başta ise Haziran Direnişi sürecinde tüm çıplaklığıyla görülmüştür.

Gençlik hareketi içerisindeki bu uğursuz rolü ve konumu ile reformizm, genç komünistlerin önünde özel bir mücadele alanı olarak durmaktadır. Zira baskı ve gericiliğe karşı öfkesi her geçen gün büyüyen gençlik kitlelerini devrimci politikaya kazanmak, onların mücadele eğilimlerini AKP karşıtlığına indirgeyen ve düzen içi platformlara hapseden reformizmin gençlik içerisindeki etkilerini zayıflatmaksızın mümkün olmayacaktır. Dahası günümüz Türkiye'sinde gençlik kitlelerinin ufkunu daraltan, devrimci dinamizmini törpüleyen ve düzenden kopuşunu frenleyen reformizmle ilkeli ve kesintisiz bir mücadele içerisine girilmeden, devrimci bir gençlik hareketi inşa etmek mümkün değildir. Bu sorumluluk ise en başta genç komünistlerin omuzlarındadır.

 

Artan olanaklar ve genç komünistleri bekleyen görevler

Gençlik hareketinin ve gençlik çalışmamızın sorunlarını irdeleyen, buradan hareketle sonuçlar çıkaran genç komünistler, gençlik içerisinde her geçen gün olgunlaşan mücadele dinamiklerine yanıt verecek politik ve örgütsel hazırlığı öncelikli görev olarak tanımladılar. Yeni mücadele döneminin başından itibaren bütün dikkatlerini bu görev üzerinde yoğunlaştırdılar.

Zira, halihazırda gençlik hareketi içerisinde her geçen gün daha da belirginleşen bu mücadele dinamikleri ile buluşmadan, siyasal mücadelede bu dinamizme yaslanmadan, gençlik hareketi içerisinde güç olmak, dahası yıllardır altı çizilen birleşik, kitesel, devrimci bir gençlik hareketi geliştirme iddiasında mesafe katetmek mümkün olmayacaktır. Çünkü bu iddianın nesnel karşılığı tam da gençlik içerisinde var olan mücadele dinamikleridir. Bu potansiyel ile buluşamayan ve ona yön veremeyen hiçbir gençlik örgütü, değil devrimci bir gençlik hareketi yaratmak hareketin bugünkü sınırlarında dahi söz sahibi olamayacaktır.

İşte genç komünistler tam da bu nedenle dönem başından beri bütün dikkatlerini gençliğin mücadele dinamiklerine yanıt vermeye yoğunlaştırmışlardır. Politik hazırlığını ve örgütsel konumlanışını bu ihtiyaca yanıt verecek bir tarzda ele alan genç komünistler, gençliği baskılara ve gericiliğe karşı direnişe ve örgütlenmeye çağıran bir hat üzerinden çalışmalarına hız vermişlerdir. Bu çerçevede okulların açılmasıyla birlikte anlamlı çalışmalar gerçekleştirmiş, belli ilk sonuçlar elde etmişlerdir.

Bütün bunlar anlamlı olmakla birlikte henüz çok yetersizdir. Genç komünistlerin, önümüzdeki süreçte bütün bir çalışma zeminlerini, araçlarını, tarzlarını ve yöntemlerini gençlik içerisinde biriken mücadele dinamiklerini kucaklayacak tarzda yenilemeden, gençliğin mücadele eğilimine yanıt verecek politik ve örgütsel zeminleri hızla şekillendirmeden bu ihtiyaca yanıt vermeleri mümkün olmayacaktır. Bir başka ifadeyle, alışılagelen yöntemler, genç komünistleri gençlik hareketi içerisinde biriken mücadele potansiyelleri ile buluşturmaktan uzaktır. Kendi içerisinde ne kadar yoğunlaşılırsa yoğunlaşılsın, yeterince mesafe katedememenin gerisinde de bu gerçeklik yatmaktadır.

Tam da bu nedenle, yeni dönemde gençlik hareketi içerisinde yüzünü mücadeleye dönmüş kesimleri kucaklayacak, onların talep ve özlemlerini devrimci mücadele kanalına taşıyacak ve en nihayetinde genç komünistler ile gençlik güçlerini dolaysız olarak buluşturacak bir politik gençlik örgütü tartışması buradan gündemimize girmiş bulunmaktadır. Güncel gelişmeler ve gençlik hareketinin verili tablosu, bu ihtiyacı ayrıca dayatmaktadır. Bunun içindir ki, böylesi bir gençlik örgütü, gençlik hareketinin ihtiyaçları ile birlikte ele alınmaktadır.

 

Gençliğin devrimci birliğini yaratmak için!..

Dünya olayları ve somutta Haziran Direnişi bir kez daha göstermiştir ki, içerisinde bulunduğumuz tarihsel koşullarda işçi ve emekçi kitlelere mensup gençlik kesimlerini devrime kazanmak, buna bağlı olarak parti saflarını düzenli olarak genç devrimcilerle beslemek büyük bir önem taşımaktadır. Zira devrimci bir parti açısından devrime hazırlık, genç güçler devrime ve devrimci partiye kazanılmadan gereğince başarılamayacaktır.

Genç komünistler, güncel ve dönemsel sorumluluklarına herşeyden önce buradan bakmakta, gençlik içerisinde güç olma ve gençliği partili mücadeleye kazanma hedefi ile gençlik hareketini ileriye doğru taşıma görevini bir arada ele almaktadırlar. Halihazırda yürütülen politik gençlik örgütü tartışmaları da, bu diyalektik bağ gözetilerek sürdürülmekte, bir yandan hareketin ihtiyaçlarına yanıt aranmakta, öte yandan gençliğin en diri, en kararlı, en devrimci unsurlarını parti saflarına kazanmanın yol ve yöntemlerine yoğunlaşılmaktadır.

Gençlik hareketinin bugünkü düzeyi üzerinden açığa çıkan olanakları kucaklamak!.. İşte genç komünistler bütün bir dikkatini bu hedef doğrultusunda yoğunlaştırmalıdır. Halihazırda süren politik gençlik örgütü tartışmaları da, öncelikle bu temelde ve gençliğin devrimci birliğini var etme bakışı ile ele alınmalıdır. Elbette bunun kendisi bir süreç ve olgunlaşma işidir. Fakat bu hiç de yıllara yayılan bir dönem üzerinden ele alınmamalıdır. Bu gerçekliği Haziran Direnişi yeterli açıklıkta gözler önüne sermiştir.


Üste