- Parti
- 1: Program.
- 2: Tüzük.
- 3: Parti Yaşamı.
- 4: Deneyimler.
- 5: Parti Şehitleri.
Genç komünistlerden Ekim Devrimi’nin 90., Komünist Hareketin 20. Yılı etkinliğine mesajlar...
Sosyalizm bugün hiç olmadığı kadar günceldir!
Şanlı sosyalist Ekim Devrimi’nin 90., Komünist Hareketin 20. Yılında gerçekleştirilen etkinliğinizi selamlıyoruz!
Bizler liseli genç komünistler olarak kendimizi; Partimizin ve bu bağlamda işçi sınıfı mücadelesinin geleceği olarak görmenin haklı gururunu taşıyoruz. Kendimizi şimdiden geleceğin görevlerine hazırlıyor, bugünden bunu yapacak güçte olduğumuzu biliyoruz! Çünkü bizler, Mustafa Suphiler'in, Mahirler'in, Denizler'in, İbrahimler'in çocuklarıyız. Çünkü bizler Erdal Eren'in darağacında leke düşürmediği bayrağı devralmış olanlarız... Bizler, Ulucanlar'ı cellatlarına dar eden Ümit ve Habip'in, düzenin kimliksizleştirme saldırıları karşısında tereddütsüz bedel ödeyen Hatice'nin yoldaşlarıyız... Çünkü bizler bu coğrafyada devrim ve sosyalizm mücadelesine katkı sunmuş bütün yüreklerden aldığımız güçle, Partimizin ideolojik önderliği ile kuşatılmış komünistler olarak geçmişte yaratılmış olan bu değerleri geleceğe taşıyacak olanlarız! İşte bu bilinç, coşku ve kararlılıkla işçi sınıfının kurtuluşu ve özgürlüğü için güne yükleniyoruz. Çünkü biliyoruz ki, güne yüklenmeyen geleceği kazanamaz!
Liseli genç komünistler
Ekim Devriminin 90., Partimizin 9. yılında en içten devrimci inanç ve coşkumuzla hepinizi selamlıyoruz...
Oldukça sancılı günlerden geçiyoruz. Türk sermaye devleti bir yandan içte ve dışta saldırganlığı boyutlandırırken, diğer yandan sosyal yıkım saldırılarıyla işçi sınıfı ve emekçileri dün olduğundan daha derin bir açlık ve sefalet bataklığına mahkum ediyor. Her geçen gün sermaye düzeninin saldırıları derinleşirken, çelişkiler de görülmedik bir biçimde keskinleşiyor. Şovenist histeri dalgası ile bilinci bulanıklaştırılan işçi sınıfının, bu tabloya rağmen yıllardır adı anılmayan grev silahını bugün sermaye düzenine karşı kullanma girişimlerinde bulunuyor oluşu, sözünü ettiğimiz çelişkilerin derinleştiğinin en açık ispatıdır.
Coğrafyamızdan yansıyan fotoğrafa soldan baktığımızda ise, karşımıza çıkan tablo açıkça dirayetsizliğin, savrulmanın, özcesi tasfiyenin resmi olmaktadır. '80 darbesi ve ardından sosyalist rejimlerde yaşanan çözülmenin etkisin üzerinden atamamış sol hareket umutsuzluk içerisinde yalpalamaktadır. Çelişkiler görmezden gelinmekte ve bunun doğal sonucu düzenin saldırıları karşısında umutsuzluğa kapılmak olmaktadır. Bu tablo içerisinde diri kalan tek özne ise işçi sınıfının partisi, partimizdir!
Bu açık ki bir rastlantı değildir. Aksine tarihsel bir iradenin, tutumun güne yansımasıdır. Bu tutum, 20 yıl önce '80 faşist darbesinin etkilerinden sıyrılmak anlamını taşırken, sosyalist rejimlerin arda arda çözüldüğü günlerde 'sosyalizm öldü' propagandalarına karşı partileşerek verilebilecek en güçlü yanıtı veren iradenin sonucudur.
Partimiz öncesi ile beraber devrim ve sosyalizm mücadelesinde özneleştiği günden bu yana ilkeli, tavizsiz ve devrimci bir çizginin temsilcisi olmuştur! Açıktır ki gelecekte de işçi sınıfının kurtuluşunun güvencesi bu çizginin kendisi olacaktır.
Partimizden aldığımız irade ve partimize duyduğumuz güvenle hepinizi selamlıyor ve günün bizlere yüklediği görev ve sorumlulukların bilincinde olduğumuzu bir kez de partimizin kuruluş yıldönümü vesilesiyle ilan ediyoruz!
Güney'in asi çocukları olarak devrim ve sosyalizme olan bağlılığımızla Ekim Devrimi’nin 90., Yeni Ekimler'in partisinin 9. yılında hepinizi kucaklıyoruz.
Dostlar, yoldaşlar,
9. yılını kutladığımız Partimiz, 20 yıllık bir mücadele deneyiminin, 90 yıllık bir tarihsel birikimin ürünüdür. Ve çok açık ki geleceği yaratacak olan da bu tarihsel mirasın bileşkesi olacaktır!
Partimiz, mücadele sahnesine çıktığı günden bu yana işçi sınıfı devrimciliği çizgisinden ödün vermemiş, herkesin yüzünü farklı taraflara döndüğü dönemlerde bile bu alandaki ısrarcı çizgisi ile sınıfın siyasal temsilcisi olma misyonunun gereklerini yerine getirmiştir.
Partimiz, siyaset alanına çıktığı günden bu yana devrimci çizginin taşıyıcısı olmuştur. Devrimci çizginin gerektirdiği ilkesel, programatik yaklaşım ve tutumlarda, örgütsel şekillenişte ısrar, bugün partimizde ete-kemiğe bürünmektedir. Bunun yaşamın içindeki yansıması, seçimler döneminde parlamenter hayallere kapılmayan devrimci tutumla açığa çıkmıştır. Bunun yaşamın içindeki yansıması, herkes Kürt hareketinin kuyruğuna takılarak savrulurken Kürt işçi-emekçilerinin çıkarlarını savunmaktaki tavizsiz tutumda açığa çıkmıştır. Bunun yaşamın içindeki yansıması, herkes işçi sınıfı havzalarından semtlere çekilmenin teorisini yaparken bu alanda ısrarlı ve soluklu bir konumlanışta açığa çıkmıştır. Bu yüzden geride bıraktığımız yılların sonunda bayrağımızın rengi hala ilk günkü kadar kızıl ve lekesizdir!
Partimiz mücadele sahnesine çıktığı günden bu yana artık Türkiye devriminin, işçi sınıfının görmezden gelinemez bir güvencesi vardır!
Bugün bizler işçi sınıfının partisinin gençlik alanındaki temsilcileri olarak, Partiyi her alanda güçlendirmek misyonu ile hareket ediyoruz. Biliyoruz ki, gecelerinde aç yatılmayan, gündüzlerinde sömürülmeyen bir dünya hayal değil! Çünkü işçi sınıfının partisi büyüyor!
Spartaküsler’den Komünarlar’a, Bolşevikler’den Yeni Ekimler'e uzanan yolda, sınıfın partisinin sesini gençlik alanına taşıyan genç komünistler olarak, hepinizi yürekten selamlıyoruz.
Bugün toplumun bütününde olduğu gibi gençlik alanında da saldırılar çok yönlü bir biçimde derinleşiyor. Bir yandan neo-liberal eğitim politikaları ile işçi ve emekçi kökenli gençlerin eğitim hakkı gasp edilirken, diğer yandan gençlik kesimleri bilinçli bir biçimde apolitize edilmeye çalışılıyor. Gelecek özlemini yitirmiş olan gençlik kesimleri sermaye düzeninin elinde kuklaya dönüştürülmeye çalışılıyor.
Bizler işçi sınıfı partisinin gençlik içindeki temsilcileri olarak, gençliğin gelecek özlemini yeşertmeye çağırıyoruz. Sabırla ve inatla gençliğin bulunduğu bütün alanlara politik faaliyetimizi taşıyarak, gençliği geleceği için işçi sınıfı mücadelesi içerisinde saf tutmaya çağırıyoruz!
Bugün gençlik hareketinin içinde bulunduğu tıkanıklığı aşması için, doğru politik yaklaşımlar kadar harcanan emeğin ve gösterilen sabrın da büyük bir önemi var. Bu alanda ne küçük-burjuva heyecanlara kapılmaya, ne de derinleşen saldırı tablosu içerisinde umutsuzluğa kapılarak günü ıskalamaya hakkımız var. Çünkü bizler 90 yıllık bir tarihsel mirasın üzerine kurulmuş bir partinin genç neferleri olarak geleceği yaratmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Bu sorumluluğu, altında ezilmeden, eğilip bükülmeden taşıyacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın! Çünkü bizler gelecek özlemimizi kaybetmedik. Aksine bugün bu özlemimizi uğruna savaşmaya değer kılan bir teminata sahibiz. Bu vesileyle 9. yılımızda bir kez daha haykırıyoruz:
“Partiyi kazandık, partiyle kazanacağız!”
Yeni Ekimler'i yaratacak olmanın inancı, bilinci ve coşkusuyla, işçi sınıfı mücadelesi içerisinde saf tutmuş bütün yoldaşlara, dostlara merhaba...
Dostlar, yoldaşlar,
Bugün karşımızda bir inançsızlık tablosu var. İdeolojik zayıflığın dolaysız sonucu olan bu tabloda birileri işçi sınıfının artık devrimci misyonunu yitirdiğini iddia etme cüretinde bulunuyor. Birileri artık sosyalizm öldü iddialarını ortaya atıyor. Ve hatta devrimler çağının kapandığı söyleniyor. Tümüyle siyasal öznelerin aczinin, çürümüşlüğünün ve belkemiksizliğinin yansıması olan ve esasında kabaca bir ruh halinin teorisinden ibaret olan bu söylemlerin karşısında yüreklilikle söylüyoruz ki, Partimiz tek başına direnmektedir.
Bugün dünya ölçeğinde açlık ve sefalet artmış, servet-sefalet kutuplaşması geçmiş yıllarla kıyaslanamayacak ölçüde derinleşmiştir. Emperyalistlerin çıkarları doğrultusunda halklar katledilmekte, her geçen gün artan dozajda bir emperyalist terör bütün dünyada etkisini hissettirmektedir. Yine emperyalistlerin kar hırsının bir ürünü olarak gezegenimiz küresel ısınmanın etkisiyle yok olmaya yüz tutmuştur. İnsanlığın onda dokuzu bugün gitgide kötüleşen yaşam koşulları içerisinde adeta yaşamak için savaş vermek zorunda kalmaktadır.
Bu tablo açıklığı ile ortadayken, sosyalizm idealinin ölümünü ilan ederek yüreklerine su serpmeye çalışan emperyalist-kapitalist düzene ve gerek bu söylemlerin arkasına sığınarak devrim kaçkınlığına soyunanlara verilecek yanıt açısından açıktır: “Sosyalizm hala ve hiç olmadığı kadar günceldir”
Ne kadar karartılmaya çalışılırsa çalışılsın, ne kadar görmezden gelinirse gelinsin, dünya coğrafyasının hemen her köşesinden çekilecek fotoğraflar aynı gerçeğin altının kalınca çizilmesinden ibaret olacaktır.
Bu güncel ihtiyaç ve zorunluluğu karşılama mücadelesinde, işçi sınıfının partisi, tarihsel mirasının ve uzun yıllardır kesintisiz süregelen mücadele deneyiminin kendisine kazandırdığı silahları kuşanarak yol almaktadır. Bizler inanıyoruz ki, bu mücadelenin sonunda zafer kaçınılmazdır!
Zaferi yaratacak olan partinin genç neferleri olarak Partimizin 9. yıldönümünü kutluyor, geleceği kazanacak olmanın inancıyla herkesi Partili mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz!


