Hayatın gündelik akışı içinde düzenle, onun dayattığı kimliklerle, ideolojiyle, değerlerle, kültürle, ahlakla kesintisiz bir hesaplaşma ve mücadele yoksa, çözülmek için polise, zindanlara, mahkemelere gerek kalmaz. Belli bakımlardan en büyük sınanma alanı bizzat hayatın kendisidir.