Kartal-Pendik’ten komünistler:
Geride bıraktığımız 20 yılın güveniyle geleceğe yürüyoruz!
Sevgili yoldaşlar,
20. yıl vesilesiyle örgütlemiş olduğunuz parti gecesinin başarılı geçeceğine inanıyor, bu değerli çabalarınızdan dolayı sizleri kutluyoruz.
Öncelikle yoldaşlarımızı, siper yoldaşlarımızı ve etkinliğimize katılan tüm emekçi dostlarımızı devrimci duygularımızla selamlıyoruz.
‘80’li yılların sonunda ve ‘90’lı yılların başında sınıfın ilk birkaç yıllık umut verici kitlesel hareketliliğini ve toplumsal muhalefetin kısa süreli kabarışını dışta tutarsak, işçi sınıfı ve kitle hareketinin zayıf olduğu bir tarihi sürecin içinden geliyoruz... Bu, Türkiye devrimci hareketinin de büyük ölçüde tasfiye edildiği ve genel olarak yenik bir ruh halinin hakim olduğu 20 yıllık bir dönem idi.
İşte böyle bir dönemde Türkiye’nin devrime gebe topraklarında biz komünistler, devrim ve sosyalizm davasını savunma ısrarımızı sürdürme gücü gösterdik. Başlangıçta bir elin beş parmağını geçmeyen bir avuç inatçı komünistin çıktığı yol, bugün gelinen aşamada artık maddi karşılığını da yaramış bulunuyor.
Elbette 20. yılımıza girmiş olmanın coşkusunu fazlasıyla yaşıyor ve geleceğe daha bir güvenle bakabiliyoruz. Yola çıktığımız 87 baharından beri sarsılmaz bir inanca ve ihtilalci bir ruha sahibiz. Biz bu coğrafyadaki devrimci sınıf partisiyiz, ihtilalci bir hareketiz. Türkiye gibi devrimci örgüt enflasyonun yaşandığı bir coğrafyada parti olmanın tarihsel öneminin yeterince bilincindeyiz. Bu misyonun omuzlarımıza yüklediği ağır sorumluluğun da farkındayız.
Ardı arkası kesilmeyen devlet terörü, sınıf ve kitle hareketinin bir türlü aşılamayan durgunluğu, elbette ki bu tablonun dolaysız bir sonucu olarak esen ve dünün devrimcilerini de savurup atan tasfiyeci rüzgâr… Tüm bunlara rağmen sıfırdan bir ihtilalci hareket yaratmak, dahası devrimci bir siyasal hareket için fazlasıyla darlaştırıcı olan bu koşullarda ayakta kalmayı başarmak kolay bir iş değildi. Ciddi yapısal sorunlarına rağmen devrimci çizgide ısrar edebilenlerin ancak geçmişin mirasına yaslanarak ayakta kalabilme gücü bulduğu bir yerde, komünistler olarak kendi öz emeğimize dayalı bir çalışma ile istikrarlı bir büyüme çizgisi yakalayabilmemiz bir tesadüf değildir. Zira bu başarı, doğru devrimci çizginin, kendi sınıfsal zemininde başarıyla sınanmasıdır aynı zamanda. Sık sık vurguladığımız gibi, geleceği kucaklamak, ancak geçmişi devrimci temelde aşmakla mümkündür.
Artık 20. yılımızdayız. Bu topraklarda İşçi sınıfı adına söz söyleyen, işçi sınıfını ideolojik ve programatik planda temsil eden, bunu ise sistematik bir pratik yönelimle birleştirmeyi başarabilen tek hareketiz. Tam da üzerinde yükseldiğimiz ve söz söylediğimiz bu zemin sayesindedir ki, söylediğimiz her söz ve attığımız her adım, bundan sonra atacağımız yeni adımların da güvencesi oluyor. Dün daha çok teorik ve ideolojik çizgisinin etkisiyle tanınan bir harekettik. Oysa bugün, marksist-leninist dünya görüşü temeline dayalı ideolojik-teorik çizginin sağladığı açıklıkla sınıf çalışmasında mesafe alabilmiş, ısrarla kendini işçi sınıfı içerisinde büyütüp geliştirmeye çalışan bir hareket olarak anılıyor/ tanınıyoruz.
Marksizmi-Leninizmi bir dogmalar bütünü olarak değil ihtilale giden yolda gerçek bir rehber olarak ele alıyoruz. Bizi devrime vesosyalizme götürecek yegane yolun ise, işçi sınıfını bağımsız devrimci programı etrafından örgütlemekten geçtiğini biliyoruz.
Artık pratik/politik faaliyet kapasitesi bakımında hiçbir dönemimizle kıyaslanamayacak ölçüde güçlüyüz. Sözümüzü güçlü söylüyor, pratikte de sözümüzün hakkını veriyoruz. Metal, Petro Kimya, Tekstil… sektörlerinde işçi sınıfının her bölüğüne sözümüzü söylüyor, sınıfın ileri güçlerini, proletarya sosyalizmin bu coğrafyadaki temsilcisi olan partimizin saflarında birleştirmeye çalışıyoruz.
İşbirlikçi sermaye iktidarının artan baskı ve terörüne, ırkçı-şoven histerinin sokağa saldığı faşist beslemelerinin sağa/sola saldırdığı bir ortamda devrimci faaliyet alanlarımızı sürekli olarak genişletme uğraşı içindeyiz. Her dönem ve her gelişme vesilesiyle düzenin devrimcilere yönelttiği dizginsiz terörünü kendi cephemizden militan bir tutumla karşılıyor ve mevzilerimizi kararlıkla savunuyoruz. Devrimci faaliyetin her cephesinde hem legal hem illegal alanlarda tempolu, uzun soluklu mücadelemizi sürdürüyoruz.
Ancak her şeye rağmen katettiğimiz mesafenin henüz çok yetersiz olduğunun da farkındayız. İşte tam da bu nedenle yeni bir döneme girdiğimizi söylüyor ve güçlü yanlarımıza yaslanarak eksikliklerimizi aşacağımızı ifade ediyoruz.
Geçmiş 20 yıllık zengin deneyimimiz, kuşkusuz ki daha güçlü adımlar atmamız için en büyük güvence olacaktır. Parti, bu yirmi yıl içerisinde çok şey biriktirdi. İnanıyoruz ki, bu birikim daha da kuvvetlenecek ve partinin sınıf zemininde hedeflediği sıçramayı gerçekleştirmesinin dayanağı olacaktır.
Sevgili yoldaşlar,
Etkinliğimize katılan siper yoldaşlarımız ve diğer emekçi dostlarımız! Sizlerin de kararlılıkla sürdürdüğümüz bu kavganın bileşeni oluğunuzu biliyor ve oralarda yaptığınız her katkının fazlasıyla önemli olduğunu gözden kaçırmıyoruz.
Düzenlenen etkinliğimizin partimizi tanıtmak ve komünist hareketin 20 yıllık birikiminin ne anlamını tüm dostlarımıza aktarmak açısından ne denli önemli ve anlamlı olduğunun farkındayız.
Yoldaşlarımızın yoğun emeğiyle hazırlanan etkinliğimizin bu amaca uygun ve başarılı geçeceğinden kuşku duymuyoruz.
Bizler, uzun soluklu ama bir o kadar da yoğun bir tempoyla mücadeleye devam ediyoruz. Ama artık daha güçlü ve daha bir güvenle; bıçak sırtı bir tarihsel dönemde arkada bıraktığımız bir 20 yılın güveniyle! Partimizin yarattığı gelenekle, partimizin kültürüyle ve elbette ki partinin ihtilalci çizgisiyle yolumuza devam ediyoruz.
Birkez daha yoldaşlarımızı, siper yoldaşlarımızı ve gecemize katılan işçi, emekçi ve genç dostlarımızı devrimci coşkuyla selamlıyoruz.
Yaşasın Devrim ve Sosyalizm!
Yaşasın Türkiye Komünist İşçi Partisi!
Kartal-Pendik’ten Komünistler