Alaattin Karadağ
“Her şeyden önce ben sınıf bilinçli bir işçiyim. Sosyalist dünya görüşüne sahip devrimci bir kimliğe sahibim. Bizim gibi insanlar tam da böyle bir kimliğe sahip oldukları için, düşüncelerimizden ve düşüncelerimizi ifade etmekten dolayı sokaklardan kaçırılıp ölümle tehdit edilmemiz, kovuşturmaya uğrayıp onlarca yıl hapsedilmemiz için yeterli bir sebep bu.
“Dosyada yer alan bazı tutanaklara göre, benim sorulan sorulara cevap vermediğim, susup direndiğim için “bunun bir örgütsel tavır olduğu” vurgulanıyor. Evet sustum ve direndim! Zalimin zulmü, işkence karşısında insanlık onurunu savunmak, kıskançça onu en yücelerde sahiplenmek, her insanın alması gereken en yüce, en onurlu tavırdır.”
“Bugün yargılanması gereken bizler değiliz. Esası itibarıyla yargılanması gerekenler bellidir. Bunlar; toplumsal eşitsizlikleri, toplumsal yıkımın boyutlarını daha da derinleştiren, emperyalist çıkarları uğruna insanlığı, doğayı bir paylaşım savaşıyla yıkıma sürükleyen, bu paylaşımın kırıntılarından yararlanmak uğruna kendi burjuva yasalarını dahi çiğneyerek asker gönderme kararıyla ülkemizi sonu belirsiz bir maceraya sürükleyen, karaparacıları, çetecileri, çeteleri, katilleri, işkencecileri aklayan ve koruyanlardır, devlet katında kahraman ilan edenlerdir.
“Asıl yargılanması gerekenler bizleri miting alanından kaçırıp bizimle alakası olmayan ve tümden kendilerinin hazırladıkları düzmece ifadelerin altına imza atmamız için her türlü işkenceyi bize yapan işkencecilerdir!..”
Alaattin Karadağ (Nurettin) yoldaşın
İzmir DGM’deki savunmasından…