Logo

Parti örgütlerinden 27. yıldönümü gecesine mesajlar…


Şan Olsun Ekim Devrimi’nin 108.,
Yeni Ekimler Partisinin 27. Yılına!

Değerli dostlar, yoldaşlar, sizleri en içten devrimci duygularımızla selamlıyoruz.

Ekim Devriminin 108., yeni Ekimler'in Partisinin 27. yılındayız. Partimizin yurtdışı örgütünün bu vesileyle gerçekleştirdiği etkinlikte emeği geçen tüm dostlarımıza ve yoldaşlarımıza sevgilerimizi sunuyor ve çalışmalarında başarılar diliyoruz.

Ekim Devrimi dünya işçi sınıfı, emekçiler ve mazlum halkları için yeni bir başlangıcın adıdır. Sınıfsız, sömürüsüz bir dünyanın mutlak kurulacağının ilanı, tüm insanlığın ve canlı hayatının kurtuluşunun yolunu açan tarihsel bir adımdır.

Ekim Devrimi’yle başlayan, zafer ve yenilgilerle dolu yeni süreç bu gerçeği bizlere defalarca göstermiştir.

Bizler de dünya devrim ordusunun Türkiye müfrezesini oluşturan ve bu siyasal coğrafyanın en önemli kenti olan İstanbul’da devrim kavgasını büyüten komünistler olarak, Ekim Devrimi’nin açtığı şanlı yolda yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Partimizin kuruluşundan bu yana bin bir zorlukla bu günlere taşıdığımız proleter devrim kavgamızı er ya da geç zaferle taçlandıracağız. Buradan bir kere daha söz olsun ki bu ülkenin, bu kentin burçlarına dünya proletaryasının devrim ordusunun şanlı kızıl bayrağını dikeceğiz.

Dostlar, yoldaşlar,

Emperyalist, kapitalist dünya düzeni büyük bir kriz içinde. Yağma, talan, savaş ve saldırılara her gün yenileri ekleniyor. İnsanlık ve tüm canlı hayatı emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin kirli hesapları ve çıkarları uğruna her gün adım adım yok oluşa sürükleniyor. Bir yandan yeni sömürgeci politikalar, hegemonya kavgaları ve bunlara bağlı olarak bölgesel savaş ve katliamlar sürerken, diğer yandan dünya genelinde işçi ve emekçilere daha ağır çalışma ve yaşam koşulları dayatılıyor. Halkları katledenler, işçi sınıfı ve emekçi yığınları sefalete sürükleyenler gezegenimizi yok oluşa götürüyorlar.

Karşılarında duracak toplumsal dinamikleri ise ya eziyorlar ya da ehlileştiriyorlar. Türk sermaye devleti ve onun demir yumruğu AKP iktidarı da saldırılarını olabildiğince artırmış durumda. Baskı ve zorbalıkla emperyalistlerin ve sermaye çevrelerinin isteklerini bir bir hayata geçiriyor. Devrimci ve ilerici güçleri teslim almak, iradelerini kırmak, ideolojik ve örgütsel tasfiyelerini gerçekleştirmek için her türlü adımı atıyor. Sermaye iktidarı gelinen aşamada burjuva muhalefetini dahi hedef haline getirmiş bulunuyor.

Ülkenin dört bir yanında fabrikaları işçi toplama kampına, üniversiteleri gericilik merkezlerine, sokakları açık cezaevine çevirmiş durumdalar. Her gün yeni tutuklama ve katliamlarla topluma korku salmaya, kuyu tip zindanlarla devrimci-ilerici güçlerin iradesini kırmaya çalışan iktidar buna rağmen amacına ulaşabilmiş değil. Tüm bu kuşatmaya rağmen bu topraklarda işçi sınıfının şanlı kızıl bayrağı dalgalanmaya devam ediyor.

Çünkü bu topraklar devrim toprağıdır! Çünkü bu topraklarda devrim ve devrimcilik, Türk, Kürt, Ermeni, Rum, Laz, Çerkez, Arap... her milliyetten devrimcinin kanıyla mayalanmıştır. Paramaz’lardan, Musta Suphi’lere, Deniz, Mahir, İbo, Mazlum’lardan Habib, Ümit, Hatice, Alaattin ve nicelerine, bu bayrak her daim taşınmış yeni kuşaklara devredilmiştir.

Bu bayrak şimdi bizlerin elindedir. Gericiliğin çok yönlü kuşatması altında bedel ödenerek kazanılmış devrimci birikime sırt dönenler, mevzileri terk edenler çok olsa da kimsenin kuşkusu olmasın, bu ülkenin devrimci birikimi ve devrim bayrağı hiçbir zaman yere düşmeyecektir.

Çünkü 27 yıldır her türlü savrulmaya karşı devrimciliği sürekli olarak yeniden üreten partimiz var. 27 yıldır bu ülkenin devrimci birikimini güvenceleyen bir program ve onun uğruna sınıf kavgasını büyüten komünist devrimciler var.

Biz bu kavgayı dünya devrim ordusunun Türkiye müfrezesi olarak sürdürüyoruz, büyütüyoruz ve büyüteceğiz. Dünya işçilerinin, emekçilerinin, mazlum halklarının haklı ve onurlu davasının zaferle taçlanması için canımızı, başımızı ortaya koymaktan geri durmayacağız.

Bizler biliyoruz ki, bu kavgada yalnız değiliz. Dünyanın dört bir yanında emperyalist-kapitalist sömürüye, baskıya, zorbalığa, işgal ve katliamlara karşı direnen işçiler, emekçiler ve halklar var. Yurtdışında partimizin bayrağını dalgalandıran yoldaşlarımız ve dostlarımız var.

Dostlar yoldaşlar,

Artık yeni bir dönemeçteyiz. Bu dönemeç insanlığa mutlak olarak iki seçenek sunuyor: ya yok oluş ya kurtuluş. Kurtuluşun bayrağı kızıl, yolu ise zorludur. Herkesi buradan bir kere daha insanlığın ve tüm canlı hayatının kurtuluşu için her zamankinden daha çok çalışmaya, devrimci seferberliği büyütmeye davet ediyoruz. Başka bir yol ve seçenek olmadığının altını bir kere daha çiziyoruz.

Lenin liderliğinde gerçekleşen şanlı Ekim Devrimi yolumuza ışık tutuyor!

Yeni ekimler için ileri!

Yaşasın devrim, yaşasın sosyalizm!

Şan olsun yeni Ekimler’in partisi TKİP’ye!

TKİP İstanbul İl Komitesi

***

Kazanan işçi sınıfı devrimciliği olacak!

Merhaba dostlar, yoldaşlar!

Yoğun bir çaba ve emek harcayarak hazırlandığınız etkinliğe; İzmir’in sanayi bölgelerinden, demir-çelik havzasından, metal ve petrokimya fabrikalarından, tekstil atölyelerinden, üniversite kampüslerinden, sokaklarından, meydanlarından sıcak bir merhaba diyebilmenin mutluluğunu yaşıyoruz.

Şanlı Ekim Devrimi’nin 108, partimizin kuruluşunun 27. yıldönümünde gerçekleşen geceye devrimci coşkumuzu iletiyoruz. “Emperyalizm ve siyonizm yenilecek, direnen halklar kazanacak!” şiarıyla gerçekleşen etkinliğin başarılı geçeceğine inanıyor, katılan tüm dostlara ve yoldaşlara selamlarımızı gönderiyoruz.

Yoldaşlar,

Emperyalist-kapitalist dünya bir kez daha insanlığı ve tüm canlı türünü büyük bir yıkıma doğru sürüklüyor. Açlığı, yoksulluğu, sefaleti, sömürüyü derinden yaşayan işçi sınıfı ve emekçi kitleler aynı zamanda emperyalist savaş ve saldırganlığın doğrudan hedefi durumunda. Büyük bir tükenmişlik içinde kıvranan emperyalist düzen yaşadığı ağır krizi bir kez daha halkların üzerine bomba olup yağarak çözmeye çalışıyor. İçinden geçilen bunalım ve savaşlar döneminde kentler yıkılıyor, ülkeler harabeye çevriliyor. Filistin’de olduğu gibi insanlık kıyımdan geçiriliyor. Tarih bir kez daha Şanlı Ekim Devrimi’nin devrimci çağrısını yakıcı bir biçimde yineliyor.

Türkiye’de koşullar gittikçe ağırlaşıyor. Milyonlarca işçi ve emekçiye dayatılan ekonomik sosyal yıkıma artan faşist baskı ve zorbalık koşulları eşlik ediyor. Dinci-faşist Saray rejimi için ayakta kalabilmenin başka da bir yolu bulunmuyor. Başta ilerici-devrimci güçler olmak üzere, toplumun muhalif tüm kesimleri baskı ile ezilmek isteniyor, bu yolla işçi ve emekçilerin kölece çalışma ve yaşam koşullarına boyun eğmesi hedefleniyor. Saray rejimi gerici iktidarını kurumsallaştırmak için hemen her yolu deniyor.

Ancak nafile. Henüz cılız da olsa toplumun farklı kesimleri direnmeye devam ediyor. İşçi sınıfı susturulamıyor. Kadınlar, gençler hakları, geleceği ve özgürlüğü için sokakları terk etmiyor. Ülkede ne yapılırsa yapılsın mücadele engellenemiyor.

Emperyalist savaş ve saldırganlığa, kapitalist sömürüye, artan baskı ve zorbalığa karşı işçi sınıfının devrimci ayağa kalkışı tek ve gerçek çözümdür. İzmir’den komünistler olarak Ekim Devrimi’nin açtığı yoldan işçi sınıfını devrimcileştirmeyi, işçi sınıfı ile devrimci partinin organik birliğini sağlamayı esas alıyor, buna yaslanarak bu çürümüş kapitalist düzeni alaşağı edecek tarihi adıma hazırlanıyoruz. Sanayi havzalarında, fabrikalarda, atölyelerde sosyalizmin kızıl bayrağını dalgalandırıyoruz. Tüm çabamızı işçi sınıfıyla et ve tırnak gibi birleşmeye, işçi sınıfının devrimci hareketini yükseltmeye harcıyoruz.

İşçi sınıfı ekseninde devrimci program ve örgütten taviz vermeden, ideolojik, politik savrulmalara, tasfiyeci cereyanlara karşı kararlılığımızı koruyarak yolumuzu yürüyeceğiz. Er ya da geç kazanan biz olacağız, kazanan işçi sınıfı devrimciliği olacak.

Bu topraklarda devrimin kurmayı ve güvencesi olan partimizin 27. yılında, devrim ve sosyalizm mücadelesine duyduğumuz derin inanç ve bağlılıkla sizleri bir kez daha selamlıyoruz.

TKİP İzmir İl Komitesi  

***

TKİP saflarında devrim ve sosyalizm mücadelesine!

Merhaba dostlar, yoldaşlar!

Ekim Devrimi’nin 108., partimiz TKİP’nin kuruluşunun 27. yılında “Emperyalizm ve siyonizm yenilecek, direnen halklar kazanacak!” şiarıyla gerçekleştirdiğiniz geceye katılan tüm dostlarımıza ve yoldaşlarımıza Ankara’dan en içten devrimci selamlarımızı iletiyoruz.

İçerisinden geçmekte olduğumuz dönemde emperyalist-kapitalist dünya düzenin çok yönlü krizleri günbegün ağırlaşıyor. Bunun dolaysız bir sonucu olarak emperyalistler arası hegemonya mücadeleleri kızışıyor, peş peşe bölgesel çatışmalar ve savaşlar tırmandırılıyor. Hegemonya mücadelesinin yol açtığı savaşların en ağır bedelini ise Ortadoğu’dan Kafkasya’ya, Arfika’dan Latin Amerika’ya değin emekçi halklar ödüyor. Dünya halkları, geride kalan dönem boyunca emperyalist saldırganlığın en barbar yüzüne Filistin’de yaşananlar üzerinden tanıklık etti. Siyonist İsrail Filistin halkını soykırıma uğratırken emperyalizmin tam desteğiyle bölge halklarına büyük acılar yaşattı, hala da yaşatmaya devam ediyor.

Emperyalist kapitalist barbarlık düzeni halkların kanı üzerinden egemenliğini sürdürmeye çalışıyor. “En ileri demokrasiler” olarak gösterilen ülkelerde gerici, faşizan uygulamalar bir bir hayata geçiriliyor.

Ülkemizde ise dinci faşist AKP-MHP iktidarı eliyle ezilen halkların, işçi sınıfının, emekçilerin, gençlerin ve kadınların en ufak bir hak arama eylemi dahi devlet terörüyle bastırılmaya çalışılıyor. Son yaşananların gösterdiği üzere, düzen muhalefetine dahi tahammül edilemiyor. Hamaset nutuklarıyla Filistin halkının yanında olduğunu söyleyenler tam bir ikiyüzlülükle siyonist İsrail ile askeri, ticari, diplomatik ilişkileri sürdürmeye devam ediyor. Dinci faşist tek adam rejimi, iktidarını korumak için dizginsiz bir devlet terörü uyguluyor. Dünyada ve ülkemizde ırkçı-faşist gericilik tırmandırılırken, polis devleti uygulamalarıyla toplumsal muhalefet ezilmeye çalışılıyor.

Bu ağır tablo içinde devrimin güç ve olanakları her geçen gün daha da artıyor. Emekçi kitleler arasında sömürüye ve baskı politikalarına karşı biriken tepki, henüz ciddi kusurlar içerse de 19 Mart örneğinde olduğu gibi yer yer patlamalar biçiminde kendisini ortaya koyuyor. Bu bağlamda, Büyük Sosyalist Ekim Devrimi işçi sınıfına, emekçilere ve ezilen halklara izlenmesi gereken yolu gösteriyor, kılavuz olmaya devam ediyor. İçinden geçtiğimiz bunalımlar, savaşlar ve devrimler dönemi ve bu bağlamda yaşanan gelişmeler, her zamankinden daha yakıcı olarak güne yüklenip geleceği kazanmak için devrim ve sosyalizm mücadelesini her alanda büyütme sorumluluğunu önümüze koyuyor.

Bu bilinçle; başta işçi sınıfı ve emekçiler olmak üzere gençleri, kadınları ve ezilen halkları devrimin tek güvencesi olan partimiz TKİP saflarında devrim ve sosyalizm mücadelesini yükseltmeye ve savaşmaya çağırıyoruz.

Buradan bir kez daha merkezi geceye katılan tüm dost ve yoldaşlarımıza selamlarımızı iletiyor, gelecek mutlak sosyalizm diyoruz.

Yaşasın devrim ve sosyalizm!

Yaşasın partimiz TKİP!

TKİP Ankara Parti Örgütü

***

Ekim Devrimi’nin ve devrimci programın saptadığı rotadan, ileri!

Merhaba dostlar, yoldaşlar!

Komünist yayın çalışanları olarak, parti etkinliğine katılan ve emeği geçen tüm dostları devrimci coşkumuzla selamlıyoruz. Haftalardır süren çalışmaların ardından, etkinliğinizin her açıdan başarılı ve coşkulu bir şekilde geçmesini diliyoruz.

Yoldaşlar,

Dünya ölçeğinde işçi sınıfı ve emekçilerin üzerindeki sömürünün katmerleştirildiği, baskı ve zorbalığın tırmandırıldığı, emperyalist saldırganlığın yeni boyutlar kazandığı, zorluklarla örülü bir dönemden geçiyoruz. Emperyalist-kapitalist sistemin çoklu krizlerinin yol açtığı bu kapsamlı yıkım tablosu, bulunduğumuz coğrafyada da kendi sonuçlarını yaratıyor. Bugünün Türkiye’sinde işçi ve emekçilerin önemli bir kesimi açlık sınırının altında kalan ücretlerle yaşam savaşı veriyor. Temel demokratik hak ve özgürlükler faşist tek adam rejimi tarafından ayaklar altına alınmış durumda. Toplumsal mücadele güçleri ise sistematik saldırılarla boğulmak isteniyor. Öte yandan, Amerikancı sermaye düzeni hem bölgesel planda hem de geniş ölçekte emperyalistlerin savaş ve saldırganlık politikalarının gözde taşeronu, işbirlikçisi ve uygulayıcısı olarak hareket ediyor. Özetlemek gerekirse sömürü, baskı ve savaş politikalarının belirlediği bir siyasal atmosfer ülkede hüküm sürüyor.

Bütünlüğü içerisinde bu ağır tabloya, ilerici-sol harekette yaşanan liberal savrulmaları, kafa karışıklıklarını ve yeni tasfiyeci adımları eklemek gerekiyor. Bu durumun ortaya çıkardığı ideolojik, politik ve örgütsel tahribat ise, devrim ve sosyalizm mücadelesinde göğüslenmesi ve mücadele edilmesi gereken bir diğer sorun alanını önümüze getiriyor. Partimizin 7. Kongre’sinde vurgulu bir şekilde öne çıkardığı “Devrimi ve devrimci birikimi savunuyoruz” şiarı, mücadelenin bir dizi cephesinde nasıl bir konumlanış içerisinde olmamız gerektiğini yeterince açık bir şekilde tanımlıyor.

Bizler, devrim ve sosyalizm mücadelesini bu ağır koşullar altında yayın cephesinde sürdüren komünistler olarak omuzlarımızda duran bu çok yönlü sorumlulukların farkındayız. Yaşanan toplumsal, sınıfsal ve siyasal gelişmelere dair partimiz tarafından ortaya konan kolektif sözün, politikaların ve çağrıların taşıyıcısı olmak ve her türden tasfiyeciliğe karşı devrimin ve devrimci birikimin kürsüsü olmayı başarabilmek bu sorumlulukların başında yer alıyor. Bu konuda döne döne beslendiğimiz ve rotamızı şaşmaz bir şekilde belirleyen iki temel kaynak yer alıyor: İlki, komünistlerin 27 yıl önce bu topraklarda göndere çektiği işçi sınıfının devrimci programıdır. İkincisi ise, henüz tarihsel olarak aşılamamış olan Büyük Sosyalist Ekim Devrimi’nin muazzam birikimi ve deneyimidir. Bu bağlamda bizler, devrimci programın saptadığı rotadan ilerlemeye, insanlığın kurtuluşu mücadelesinde bize yol gösteren Ekim Devrim’in sonsuz kaynağından beslenmeye devam edecek, devrim yürüyüşümüzü emin adımlarla sürdüreceğiz.

Bu vesileyle bir kez daha Sosyalist Ekim Devrimi’nin 108., yeni Ekimlerin partisinin 27. kuruluş yıldönümünde gerçekleştirdiğiniz etkinliğin başarılı geçmesini diliyor, devrimci coşkumuzu coşkunuza katarak selamlarımızı iletiyoruz…

Yaşasın devrim ve sosyalizm!

Yeni Ekimler için ileri!

Komünist Yayın Kolektifi

***

Gençliğin enerjisi ve dinamizmi devrim davasıyla buluşacak

Merhaba yoldaşlar!

Ekim Devrimi’nin 108., partimiz TKİP’nin kuruluşunun 27. yılı vesilesiyle düzenlediğiniz “Emperyalizm ve siyonizm yenilecek, direnen halklar kazanacak!” etkinliğini Genç Komünistler olarak selamlıyoruz…

Yoldaşlar, taşıdığımız umudun coğrafi sınırları yok…

“Çünkü umut kaçınılmaz gelecektir,
bütün gümbürtüsüyle.
Umut kaçınılmaz gerçektir çünkü,
biri Asya’da biterken sözgelişi, Şili’de öbürkü başlar”

Bizim selamımız, “isyanın gençliğini” taşıyan her coğrafyanın umudunu bulunduğunuz salona getiriyor.

Emperyalist-kapitalist sistemin sömürüsüne, hegemonya mücadelesinin ürünü savaşlara karşı sınırsız, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyanın özlemini taşıyoruz.

Dilimiz farklı olsa da isyanımız genç, öfkemiz sınırsız!

Sri Lanka’dan Peru’ya, Fas’tan Nepal’e, Endonezya’dan Madagaskar’a, Bangladeş’ten Türkiye’ye her yerde, yıllardır biriktirdiğimiz öfkemiz ile saltanatlara karşı sokaklardayız.

Barbarlar dünyanın pek çok yerinde kıyım gerçekleştiriyor. Kafkasya’dan Ortadoğu’ya, Afrika’dan Asya’ya değin, tırmandırılan savaş ve saldırganlık politikaları insanlığı büyük bir felaketin eşiğine doğru sürüklüyor. Filistin halkı siyonist barbarlığa karşı iki yılı bulan büyük bir direnişle var olma mücadelesini sürdürüyor.

Tüm bunlara karşı verilen mücadeleler, bizlere geleceğin sosyalizme ait olduğunu, umudun kapısının “kaçınılmaz geleceğe” açıldığını bir kez daha gösteriyor.

Hedefimiz, “devrimi ve devrimci birikimimizi savunma” misyonu ile hareket eden partimizin işçi ve emekçileri devrimci sınıf mücadelesine kazanma çabasına güç katmak, gençliğin öfkesini, enerjisini ve dinamizmini devrim davasıyla buluşturmaktır.

Vaktimiz sınırlı, yolumuz uzun, kazanacağımıza duyduğumuz inanç ile sizleri bir kez daha selamlıyoruz…

Emperyalizm yenilecek, direnen halklar kazanacak!

Yaşasın partimiz TKİP!

Genç Komünistler


Üste