Logo

Aydemir Güler’in son yazısı on yıl öncesine ait bu iddialı “savunma”ya dönüp daha yakından bakmayı artık ertelenemez bir görev haline getirmiştir. Tam da önerildiği gibi, temel “TKP belgeleri” ile “TKP'yi temsil eden yazılı veya sözlü açıklamalar” üzerinden...

Tüm bunlar kuşkusuz burjuva sınırlar içinde dahi olsa demokrasinin ya da cumhuriyetin anlamsızlığını ve önemsizliğini değil, fakat gerçek anlamını ve sınırlarını gösterir. Bilimsel teorinin önemle vurguladığı ve tarihin bize tüm açıklığı ile gösterdiği gibi, her ikisi...

Üçüncü Cumhuriyet, Fransa’yı savaş macerasıyla yıkıma sürüklemiş Bonapartistler de dahil burjuvazinin tüm hizipleri, Marx’ın sıklıkla kullanmayı tercih ettiği ifadeyle, bu hiziplerin birleşik ifadesi olan “düzen partisi” tarafından tam da bu süreç içinde...

Üçüncü Cumhuriyet Fransa’sı, aynı zamanda “bakanlıkçı sosyalizm”in de doğum yeridir. Komün yenilgisini izleyen aynı tarihi dönemde ve tam da yenilginin bir yan ürünü olarak, Fransız sosyalizmi güçlü bir reformist kanata sahip olageldi. Bu kanat gerçekte cumhuriyetçi burjuva radikallerinin işçi sınıfı hareketi içindeki uzantısı durumundaydı. Burjuva...

Çıplak zorun yanısıra “demokratik cumhuriyet”in kurum ve olanakları da tam olarak Amerikan burjuvazisinin hizmetindeydi. Amerikan proletaryası büyüdükçe ve sınıf çatışması arttıkça, burjuvazi, işçilerin direncini kırmak için cumhuriyetin sunduğu...

Klasik burjuva devrimlerinin zaferi gerçekte piyasanın zaferidir. Elbette burjuva devrimlerinin “vurgusu özgürlüğedir.” Ama bunun her şeyden önce tam da “piyasanın özgürlüğü” demek olduğunu bilmeyen biri marksist değildir. Fransız Devrimi bir “özgürlük...

Türkiye’nin modern tarihi, bu tarihin bugün ortaya çıkardığı iktisadi ve sosyal ilişkiler tablosu, Türkiye’nin burjuva demokratik karakterde bir “ikinci milli kurtuluş savaşı” yaşayamayacağını gösteriyor. Birinci milli kurtuluş savaşına Türk milli burjuvazisi önderlik etmişti. Böyle bir sınıf bugünün Türkiye’sinde artık yoktur. ‘71 Devrimci Hareketi aynı...

Türkiye’de sosyalist hareket daha doğumundan itibaren Kemalizmin derin bir biçimde etkisini yaşadı ve tam da bu nedenle çok uzun yıllar kötürüm kaldı. TKP bağımsız bir sınıf partisi olmaktan çok kemalist akımın sol kanadı rolünü oynadı. ‘60’lardaki...

200. doğum yılını kutlamakta olduğumuz büyük insan, Friedrich Engels, Marksizm olarak tanımlanan dünya görüşünün Marx’la ayrılmaz biçimde iki kurucusundan biridir. Özellikle de Marx’ın ölümünün ardından çok büyük bir alçak gönüllülükle kendi rolünü ve katkısını olduğundan az göstermeye çalışması onun sağlam ve erdemli karakterinin bir göstergesidir.

Ekim Devrimi, tüm insanlığı sarsan, yeni bir çağ açan, ezilenlerin ve sömürülenlerin kurtuluş umutlarını görülmemiş ölçüde büyütmekle kalmayan, bunu bizzat açtığı çığır içinde somutlayan, bir gerçeklik haline getiren muazzam önemde ve kapsamda bir tarihsel olaydır. Biz komünistler için, dünyanın ve Türkiye’nin tüm gerçek devrimcileri için, böyle bir devrimin...

Uzun ömrüne olağanüstü bir yaşam sığdıran Fidel Castro olağan bir ölümle aramızdan ayrıldı. Yaşamı kadar ölümü de büyük yankılar yarattı. Dünya ölçüsünde günlerce dostları kadar düşmanları da onu konuştular. Yaptıklarıyla dünya tarihine malolmuş büyük insanlara özgü bir durumdur bu. Emperyalizmin hizmetindeki basın yayın organları bile...

Suriye krizine emperyalist müdahalenin gerisinde, ülkeyi mezhepsel ve etnik bakımdan en az üçe bölmek hedefi yatmaktadır. Bu, Siyonist İsrail’in daha 80’li yılların başında bölge ülkelerinden Suriye payına belirlediği bir stratejik hedeftir. 2011 Baharında patlak veren Suriye krizi, bunu nihayet uygulamaya sokmak için bulunmaz bir fırsat...

Dinci faşist nitelikteki darbe girişimi, sınıfsal-siyasal güç ilişkileri zeminindeki gerçek bir ihtiyacın değil, fakat başta zor aygıtları olmak üzere devletin tüm temel kurumlarında ve son derece etkin konumlarda yuvalanmış örgütlü bir çetenin kendi öznel ihtiyaçlarının bir ürünü oldu. Nitekim zamanlamasını belirleyen de tümüyle buydu. Ordu ve yargıdaki güncel bir toplu...

» Für Deutsch klicken...

1 Kasım seçimleri kendisi de dahil hiç kimsenin beklemediği bir biçimde AKP’nin açık üstünlüğü ile sonuçlandı. Tayyip Erdoğan 7 Haziran seçimleri sürecinde başkanlık sistemi adı altında saltanat özentili bir tek adam diktatörlüğüne yolu açmak için varını yoğunu ortaya koymuş ve sonuçta hüsrana uğrayarak giriştiği kumarı kaybetmişti. 7 Haziran ertesinden başlayarak...

Türkiye, bunalımlar, savaşlar, içsavaşlar ve toplumsal hareketliliklerle çalkalanan bir coğrafya ile çevrilidir ve kendisi de çok yönlü bunalımlar içinde bir ülkedir. Ekonomide biriken sorunlar giderek ağırlaşıyor ve her an patlak verebilecek yeni bir bunalımı hazırlıyor. Uzun yıllardır sürdürülen sosyal yıkım saldırılarının mayaladığı sosyal bunalım katmerleşiyor...

» Haziran Direnişi 2 - H. Fırat

Bugünün Türkiye’sinde dinci gerici akımların koalisyonuna dayalı bir iktidar gerçeği ile yüzyüzeyiz. Hükümet olmakla işe başladılar ve gelinen yerde devleti de önemli ölçüde ele geçirmiş durumdalar. Orduyu hizaya getirdiler, devletin öteki kurumlarını büyük ölçüde ele geçirdiler ve her yeni gün yeni bir alanı ele geçirmek üzere de hamle üzerine hamle yapıyorlar... 

» 12 Haziran seçimleri ve dinsel gericilik - H. Fırat

EKİM’in siyasal mücadele sahnesine çıktığı tarih, dünya ölçüsünde büyük bir gericilik döneminin de başlangıç evresi idi. EKİM çıkışını 1987 Ekimi’nde duyurdu. Bu aynı yılın bu aynı günlerinde, Gorbaçov, Ekim Devrimi’nin 70. yılı vesilesiyle, gerici yankılar yaratan o ünlü konuşmasını yaptı. Bunu, iki yıl gibi kısa bir zaman aralığı ile, önce Doğu Bloku’ndaki genel yıkılışı...

» Tarihsel çağ ve yeni tarihsel dönem II - H.Fırat

Reformist solun gündeminde bir kez daha Çatı Partisi projesi var. Tasfiyeci ortak paydada birleşen çok sayıda sol grubun Kürt hareketi eksenli bu projede bir araya gelmesi başlı başına önemli bir olaydır. Ama TKİP olarak biz, bu girişimi kendi konumumuz ve iddiamız üzerinden ayrıca önemsiyoruz. Çatı Partisi girişimini salt kendi sınırları içerisinde değil...

“Büyük Ortadoğu”da büyük bir toplumsal sarsıntı yaşanıyor. Halklar çürümüş rejimlere ve onları simgeleyen diktörlere karşı ayağa kalkıyorlar. Sömürüye, yoksulluğa, işsizliğe, aşağılanmaya, köleliğe, hiçe sayılmışlığa, emperyalizme uşaklığa isyan ediyorlar. Tunus’ta ve Mısır’da diktatörler devrildi, tüm ötekilerse benzer bir akibetin korkusunu yaşıyorlar...

Toplumların gelişiminde hareket, sınıflar mücadelesi üzerinden kendini gösterir, asli ifadesini burada bulur. Sınıflar mücadelesinin keskinleştiği aşamalarda ise bu tarihi hareket isyanlar ve ayaklanmalar halini alır, giderek de devrimler düzeyine çıkar. Düşünce...

» Ortadoğu’da halk hareketleri-2 (Tunus-Mısır dersleri) - H. Fırat

» Ortadoğu’da halk hareketleri-3 (Tunus-Mısır dersleri) - H. Fırat