Logo

Rayından çıkmış bir rejim gerçeği var ve yeni dengesini de ancak güç ilişkileri içinde, dolayısıyla ancak siyaseten bulabilecektir. Bu da sorunun artık hukuksal değil ama tümüyle siyasal olduğunu gösterir. Bu özellikle göz önünde bulundurulması gereken kritik önemde bir nokta. AKP’nin 2010 referandumundan bu yana artık yasa ya da hukuk diye bir sorunu yok. Hukuk ya da yasa işine geliyorsa, elbette onu sonuna kadar uyguluyor. Engel olarak çıktığında ise fiilen çiğniyor...

1 Ocak 1959, Küba Devrimi’nin zafere ulaştığı gün kabul edilir. Ama o gün için bunu söylemek için henüz erkendi. Devrimin kaderi için denebilir ki bu en kritik bir andı. Zira Batista’yı zaten çoktan gözden çıkarmış olan ABD, bir askeri darbe ile ordunun tümden dağılmasını engellemek, böylece olayların gidişini kontrol altına almak...

Sonuçta sorulması gereken soruyu baştan soralım: Ekim Devrimi’nin dünya çapında yarattığı tarihsel etki ve bu devrime yol gösteren muazzam öğreti olmasaydı, bugün genel anlamda “sol hareket” kendisini nasıl tanımlayacaktı? İşçi hareketinin bugünkü “referansı” ne olacaktı? Devrimler geniş anlamıyla bir çağın tüm toplumsal dinamiklerini harekete geçirir. Bu, unutulmaması gereken temel önemde bir noktadır.

MK, V. Parti Kongresi’nde ortaya konulan eğilime de uygun olarak, Büyük Sosyalist Ekim Devrimi’nin 100. yıldönümünü çok yönlü amaçlara dayalı bir kampanya olarak ele almaya karar vermiştir. 2017 yılı başında ilan edilecek bu kampanyanın şu an için genel amaçlarını belirlemiş durumdayız. Kampanyanın somut içeriği...

Başta devrimci ve ilerici güçler olmak üzere toplumsal muhalefetin direnme iradesini kırmak ve teslim almak için sistematik bir faşist saldırı dalgası sürüyor. Başta devrimciler olmak üzere mücadele içindeki tüm güçlerin bu saldırganlığa karşı ortaya koyacağı direngen ve militan tutum kritik bir önem taşıyor. Zira bu tutum milyonlarca...

Sermayenin diktatörüne de, diktatörlüğüne de HAYIR!

Karşı karşıya bulunduğumuz, basitçe bir kısmi anayasa değişikliği, bu çerçevede bir hukuksal düzenleme sorunu değildir. Karşı karşıya bulunduğumuz, AKP’nin dinci faşist bir tek adam diktatörlüğü kurmak doğrultusundaki yöneliminde temel önemde yeni bir halka ve dolayısıyla tümüyle siyasal bir sorundur. Bu, sonuçları işçi sınıfı...

İşçi sınıfı ve emekçiler için içinde adeta nefes alamadıkları bunaltıcı bir baskı, sömürü ve kölelik düzeni yıllardır yürürlükte. Özellikle AKP döneminde bu iyiden iyiye tahkim de edilmiş durumda. Zira AKP, kurulu düzenin geleneksel yöntemlerinin yanısıra, geleneksel gerici kültürü, özellikle dini, gelinen yerde ise artık kudurgan bir şovenizmi de, seleflerininkiyle kıyaslanamaz bir başarı ile kullanarak, emekçileri ideolojik yönden adeta sersemletmiş durumda.

Uzun ömrüne olağanüstü bir yaşam sığdıran Fidel Castro olağan bir ölümle aramızdan ayrıldı. Yaşamı kadar ölümü de büyük yankılar yarattı. Dünya ölçüsünde günlerce dostları kadar düşmanları da onu konuştular. Yaptıklarıyla dünya tarihine malolmuş büyük insanlara özgü bir durumdur bu. Emperyalizmin hizmetindeki basın yayın organları bile yeri geldiğinde günümüz dünyasında emperyalizmin bu en tanınmış düşmanından “Küba’nın efsanevi lideri” diye söz etmekten...

Komünistler 21. yüzyılı yeni bir “bunalımlar, savaşlar ve devrimler dönemi“ olarak tanımladılar. Tüm güncel siyasal gelişmeler bu tespiti doğrulamaktadır. Kapitalizmin krizi gitgide derinleşmekte, emperyalist savaş politikaları tırmandırılmaktadır. Emperyalist rekabet ve hegemonya krizi bu tabloyu daha da ağırlaştırmakta, silahlanma...

“Sınıf hareketine müdahalenin sendikal alana daraltılamayacağı” düşüncesi, marksist dünya görüşü açısından gerçekte apaçık bir doğruyu dile getirir. Buna rağmen partimizin bu düşünceye özel vurgusunun gerisinde, Türkiye sol hareketinin sınıf hareketine müdahaleyi genellikle sendikal alan üzerinden ele alması gerçeği vardır. Solun geçmişten bugüne sergileye geldiği bu zaafiyet partimizce başından itibaren hep eleştirilmiş, ekseninde politik müdahale olmak üzere sınıfa...

Parti geniş işçi kitleleriyle, başta sendikalar olmak üzere çok değişik kitlesel örgütlenmeler aracılığıyla bağ kurar, etkiler, yönlendirir ve harekete geçirir. Marksist literatürde parti ile kitleler arasında “volan kayışları” olarak tanımlanmaları bundan dolayıdır. Bu nedenle parti bir yandan mevcut kitlesel işçi örgütleri içinde çalışma...

Mesleki eğitim alanı gençlik hareketi ve işçi sınıfıyla somut maddi bağı açısından kritik bir öneme sahiptir. Geniş gençlik kesimleri ile işçi sınıfının konum ve sorun alanlarının ağırlığı açısından özellikle meslek liseleri, deyim yerindeyse ara halkadır. Meslek liselilerin, genç olmalarından kaynaklı bir dizi sorun alanını...

Düzenin çok yönlü bunalımı
ve devrim seçeneği…

Türkiye işçi sınıfının ağırlık kazandığı bir sosyal mücadelenin cereyanı, etki ve sonuçlarını kendini çevreleyen tüm bölgelerde gösterecektir...

» Parti örgütlerinden 18. yıl etkinliğine mesajlar…
» Alaattin yoldaşın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz…

Suriye krizine emperyalist müdahalenin gerisinde, ülkeyi mezhepsel ve etnik bakımdan en az üçe bölmek hedefi yatmaktadır. Bu, Siyonist İsrail’in daha 80’li yılların başında bölge ülkelerinden Suriye payına belirlediği bir stratejik hedeftir. 2011 Baharında patlak veren Suriye krizi, bunu nihayet uygulamaya sokmak için bulunmaz bir fırsat oldu emperyalistler ve Siyonistler için. Ama başlangıçta onlar uygulamada doğrudan yer almadılar. Kendilerini geri planda tutarak...

Yıllardır krizin faturasını bir dizi yöntemle emekçilere ödeten ve bu yolla genel bir çöküşün önüne geçmeye çalışan burjuvazi, artık işlerin eskisi gibi kolay gitmeyeceğinin farkında. Zira sistemin yapısal zaafları her geçen gün derinleşiyor, çelişkiler yoğunlaşıyor. Krizin yükü arttıkça emek ile sermaye arasındaki çelişki keskinleşiyor.

Dinci faşist nitelikteki darbe girişimi, sınıfsal-siyasal güç ilişkileri zeminindeki gerçek bir ihtiyacın değil, fakat başta zor aygıtları olmak üzere devletin tüm temel kurumlarında ve son derece etkin konumlarda yuvalanmış örgütlü bir çetenin kendi öznel ihtiyaçlarının bir ürünü oldu. Nitekim zamanlamasını belirleyen de tümüyle buydu. Ordu ve yargıdaki güncel bir toplu tasfiyenin hedefiydiler; ordu üzerinden en etkili kozlarını kullanarak ön almaya kalktılar. Büyük bir kumar oynadılar ve kaybettiler.

» Für Deutsch klicken...

Parti Programı / Tüzügü