Logo

Bugünün Türkiye’sine güncel durum ve düzenin iç politik tablosu üzerinden baktığımızda karşımıza üç önemli sorun çıkmaktadır. Sırasıyla ekonomik kriz, rejim krizinde son durum ve Kürt sorunu. Bu üç sorunu birleştiren bir de ortak payda var; ABD ile ilişkilerde yeni düzeyde uyumlu bir safhaya geçiş. Son ikisi için bu bağlantı daha açık, ilki içinse IMF ile ilişkiler üzerinden nispeten dolaylıdır.

Bugün tek tek işyerlerinde gerçekleşmekte olan direnişler ileri sonuçlar yaratacak potansiyeller taşıyor. Çünkü yıllardır yaşanmakta olan mevzi direnişler, hem iç süreçleri, hem de dışını etkileme gücü bakımından, kriz koşullarının etkisi altında yepyeni bir boyut kazanmış bulunuyor.

Hüseyin yoldaş, EKİM’i Parti’ye taşıyacak olan sürecin büyük bir sabır, özveri ve emek gerektirdiğinin bilincindeydi. Sınıf hareketinin ağır ve sancılı gelişimi, bunun yolaçtığı zorlanmalar konusunda kafası açıktı. Görev ve sorumluluklarına bu açıklıkla yaklaştı, sınıfı örgütleme, onu siyasal mücadele alanı çıkarma sorumluğunun gereklerini yerine getirme doğrultusunda büyük bir emek harcadı...

"Türkiye Komünist İşçi Partisi, tüm işçileri ve emekçileri, seçimlere bu devrimci tutumun temsilcileri olarak giren bağımsız devrimci sosyalist adayları desteklemeye çağırıyor! Bu adaylar şahsında işçi sınıfının bağımsız devrimci programını desteklemek, baskıya, sömürüye, köleliğe, gericiliğe ve her türden ayrımcılığa yaşam alanı bırakmayan sosyalist bir dünya uğruna mücadeleye atılmak demektir!"

Planlı, çok yönlü ve bütünlüklü bir hazırlık!

Bu yıl bahar dönemine yoğun bir gündemle giriyoruz. Bahar döneminin olağan gündemlerine kapitalizmin derinleşen küresel krizi ile yerel seçim gündemleri eklenmişir. Yanısıra, siyonist İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği vahşi yıkım ve kitlesel katliamların işçi sınıfı ve emekçiler safında yarattığı duyarlılık da, kapitalizmin barbarlığını Gazze’den yansıyan tablo üzerinden teşhir etmeyi kolaylaştıran bir etkendir...